"Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini,
bildiklerini samimiyetle yazmalıdır."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk
  • DOLAR
    5,6990
    %0,03
  • EURO
    6,3086
    %-0,06
  • ALTIN
    268,93
    %-0,29
  • BIST
    106.785
    %-0,69
“Gazetelerin resmi icra ilanlarına dokunmayın” demek yeterli değil…

“Gazetelerin resmi icra ilanlarına dokunmayın” demek yeterli değil…

Yerel gazeteler üzerine serpilmeye çalışılan ‘ölü toprağının’ kaldırılmasında payları olacak olanlar da konuşmaya başlayınca, ister-istemez ‘konunun’ içtenlik boyutunu düşünmeye başlıyoruz.

Bugüne gelince değin, elinizdeki hangi ‘fırsatları’ iyice değerlendirdiniz de, yerel basının ‘soluklanmasına’ neden oldunuz, sorusu akla geliyor!

***

Adana CHP Milletvekili Ayhan Barut’un, dün medyada yer alam haberini görünce uzun uzun düşünmedim değil!

Haberde, ‘yerel-yaygın gazetelerde resmi icra kararlarının yayınlanmasını engelleyecek Yargı Reformu Strateji Belgesi’ için tepki gösteriyordu!

‘İcra ilanları’ konusu duygudaşlık (empati) olgusu ortaya konulmadan anlaşılacak, ya da çözülebilecek bir konu olduğunu sanmıyorum.

***

Günümüzde ekonomik darboğaz nedeniyle her gün kabaran ‘icra dosyalarının’, borçlu yönünden bakılarak gerekçeleri anlaşılması gerekir öncelikle.

‘İcra ilanına’ neden olan ‘icra dosyasının’, üzerine eklenecek yeni masraflarının ‘borçlu’ üzerinde oluşturacağı yeni bir ‘mülksüzleştirme’ eylemi olarak bakıldığında…

‘Borçluyu’ daha da borçlandırıcı, borçlunun ‘icraya’ konu olan ‘dosyasında’ yer alan değerin daha da ufalandırıldığına da bakılmalı…

Şunu soruyorum:

Yerel-yaygın gazetelerin tutunduğu dallar arasında ‘icra ilanları’ olmalı da; ya öncesinde…

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

***

Adana’da, kentin günlük yayın yapan gazetelerinde, özellikle son bir-kaç aydır yaşanan olumsuzluklar, ayrıca gazetelerin güç odakları sayılacak kurumların ‘izleyici’ kalması nedeniyle zorluklar yaşadığını bilmeyen yok!

Yerel yönetimler, yerel kurumlar, yerel sivil toplum örgütleri, yerel işletmeler, yerel…

İsimlerini ‘gündemde’ tutmak için başlarda her ne denli ‘yerel basını’ konuşmuş olsalar da, ‘artık tamam’ dedikleri noktadan sonra kopuyorlar, uzaklaşıyorlar…

Artık bir başlarına ‘güç’ olduklarını düşünmeye başlıyorlar!

Kimi almayayım ki bunun arasına?

***

Bu sıkıntıyı salt Adana’da yaşanıyormuş gibi bir düşüncede olduğum sanılmasın.

Sitemiz yenimuhalefet’ye yazan, İzmir’de yaşamını sürdüren dostlar da aynı sorunları yaşadıklarını söylüyorlar!

Günlük ‘yerel gazetelerin’ can çekişen durumundan söz ediyorlar!

Yerel gazetelerin can yitirmesi nedeniyle;

Halkın haber alma özgürlüklerinin daralmasına,

Bu sektörde çalışan emekçilerin işlerinin sonlanmasına,

Yaşanan kriz ortamında bu alanda da ‘istihdamın’ sözü edilir biçimde ufalanmaya sürüklendiği anlatılıyor…

“Kimi almayayım ki bunun arasına” sorusunu onun için sordum yukarıda…

***

Başta ‘icra ilanları’ konusunu gündeme taşıyan Sayın Barut’u almalıyız, kanımca…

Adana’da, meclise gideceği günün bilinmediği dönemlerde ‘yerel basın’ denilince aklına gelen isimlerin hangileri var şu an yakınında acaba?

O günlerde gündemde kalabilmek için ‘yakın’ olduğu hangi ‘yerel gazetelerin’ şu an içerisinde bulunduğu sıkıntının tanığı…

Soruyu biraz daha içselleştirirsem;

Bir de, o dönem ‘önemli günlerde’ kutlama verdiği hangi ‘yerel basının’ ayakta kalabilmesi için katkı yapma gereği duymakta…

***

Yerel yönetimler,yerel politikacılar kanımca ‘yerel basınla’ eşgüdüm içerisinde olması gereken en büyük etken.

Ulusal basın için meclis neyse, yerel yasın için de belediyeler, bölge milletvekilleri aynı boyutta.

Birbirini ‘cılızlaştırmaları’, zamanla kendileri için büyük yitimlere neden olacaktır!

Meclisin, basın adına alacağı olumsuzluklar salt ‘ulusal basına’ zarar vermeyecek, zamanla ‘yabancı basının’ sızmalarına neden olması gibi…

Yerel basının güçsüzleşmesi durumunda, ulusal basının ‘bölge eklerinin’ etken olacağı gerçeği bilinse bir!

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

***

Yerel ‘inisiyatiflerin’, yerel basına yaklaşımlarını gözden geçirmeleri gerekir başta…

Kimse kimseyi dilenci yerine koymak, ya da kimse kimseyi ayakta tutuyor, diye bakmak yerine; ‘ikisi birbirinin tamamlayıcısı’ diye anlam yüklemek gerekir.

Belediye başkanının, milletvekillerinin, diğerlerinin ‘dillerinin ucuyla’, ya da ‘bunu söyleyeyim adım yazılsın’ diyerek değil;

İçtenliğiyle,

Duruşuyla,

Uygulayışıyla bunu kanıtlaması gerekir!

Yerel basına katkı sağlayacak ‘etmenlerin’ yapacaklarını bilmesi gerekir!

“Gazetelerin resmi icra ilanlarına dokunmayın” demek yeterli değil!

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Benim canim ciğerimim ismi neden yok seyfettin orkun çil camizagili köyünden velihan cil şehit yakınıyım burda şehidin var ama bir sancak bayrak dikilmedi neden boyle oluyor başkanım: Benim oğlum canim cigerim kocum için bir sey yapılmadı sizden
2019-07-03 22:46:44